Agîd yoldaşımız Êlih’de yurtsever bir ailede dünyaya gelmiştir.
Düşmanın özel savaş politikalarını yoğun bir şekilde uyguladığı Êlih’de, sömürgeci Türk devletinin soykırımcı gerçekliğini tanımıştır. Türk devletinin halkımızı sömürge statüsünde bile tanımadığını bilince çıkarmıştır. Halkımıza dayatılan bu yok sayma politikası hiçbir zaman kabul etmeyerek mücadele içerisine girmiştir. Kürdistan şartlarında sömürgeciliğe ve soykırım siyasetine karşı partimiz PKK öncülüğünde yürütülen mücadele ile düşmanın yenilgiye uğratılabileceğine inanmıştır. PKK’de bu mücadele zeminini gördüğü ve eşit, özgür bir toplumsal yapının ancak Önder Apo’nun felsefesi ile mümkün olabileceğine inandığı için Agîd yoldaşımız gerilla saflarına katılmıştır.
Gerilla saflarına katıldıktan sonra kendisini yeniden doğmuş gibi hisseden Agîd yoldaşımız kapitalist sistemin kişiliği üzerinde yarattığı tahribatları bilince çıkarmış, adım adım özgür bir birey olma yoluna girmiştir. Aldığı Önderlik eğitimleri ile tarihini dolayısıyla kendisini yeniden bulmuştur. Agîd yoldaşımız kendisini buldukça, tarihin dehlizlerinde saklanmış öz tarihini öğrendikçe bunu daha fazla mücadele gerekçesi haline getirmiş ve düşmana olan kinini ve öfkesini daha da bilemiştir. Bunun için ideolojik ve askeri eğitimlerine büyük önem vermiş, Yeni Dönemin Zafer Gerillası olma yolunda önemli bir emek ve çabanın sahibi olmuştur. Agîd yoldaşımız Önderliğin, şehitlerin ve halkımızın Kürdistan Özgürlük Gerillasından beklentilerinin farkında olmuş, her zaman taşıdığı sorumluluğun ağırlığının bilincinde olmuştur. Bu beklentilere cevap olabilmek için bir Önderlik tarzı olan atılımcı kişiliği kendisinde geliştirmiştir. Yaşam tarzından savaş tarzına kadar bu özelliği hep ön planda olmuştur. Agîd yoldaşımız ancak Önderlik tarzının esas alınmasıyla halkımızın ve Önderliğimizin özgürleştirilebileceğini inanmıştır. Son nefesine kadar Apocu militan özelliklerden bir an bile taviz vermeyen Agîd yoldaşımız; samimi yoldaşlığı ve yüzünden hiçbir zaman eksiltmediği doğal gülüşüyle yoldaşlarınca her zaman hatırlanacaktır.
Gerilla mücadelemizin önemli merkezlerinden olan Botan bölgesi mücadele tarihimiz içerisinde bu rolünü layıkıyla oynamıştır. Düşmanın tüm yönelimlerine karşı bu bölgedeki mevzilerini koruyan Kürdistan Özgürlük Gerillası aynı zamanda düşmana ağır darbelerin vurulduğu bir alan da olmuştur. Kuşkusuz bu direniş süreçleri kahraman şehitlerimiz öncülüğünde gelişmiştir. Agîd, Adil ve Munzur yoldaşlarımız da bu direniş süreçlerinin önemli halkalarını oluşturarak özgürlük tarihimizdeki yerlerini almışlardır. Agîd, Adil ve Munzur yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever halkımıza başsağlığı diliyoruz.
7 Eylül 2021
HPG Basın İrtibat Merkezi





