Kürt inkarcılığı üzerine kurulan sömürgeci Türk devleti, soykırımcı karakterli varlığını sürdürebilmek için sürekli soykırım plan ve projeleri geliştirmiştir.
Bu plan ve projelerin hedefi Türkiye içerisinde yaşayan başta Kürt halkı olmak üzere tüm farklı kimlik ve inançtan olan halkları asimile ederek Türkleştirmektir. Bu çerçevede yüz yıldan beri geliştirilen Şark Islahat Planı ve sonrasında onun devamı olan planlar Kürt halkının binlerce yıllık ülkesi olan Kürdistan’ın Kürtsüzleştirilmesi esasına dayandırılarak Kürt halkı köksüzleştirilmek istenmiştir.
Fakat sömürgeci soykırımcı Türk devletinin tüm bu kirli politikalarına karşı Kürt halkı yaşadığı acı geçmişini yüreğinde ve zihninde hep canlı tutmuş, katliam ve sürgünlerle dolu geçmişini ülkemiz Kürdistan’ın özgürlüğü için mücadele gerekçesi yapmıştır.
Böyle bir gelenekten gelen Delil yoldaşımız da ülkesinden binlerce kilometre uzakta dünyaya gelmesine karşın halkının bu gerçekliğini yüreğinde hep hissetmiş ve Partimiz PKK öncülüğünde geliştirilen ve tüm Kürdistan’ı etkisi altına alan özgürlük mücadelesine bir an önce katılmayı kendisi için en önemli bir görev olarak belirlemiştir.
Delil yoldaşımız halkımızın özgürlük direnişinin kaleleri haline gelen özgürlük dağlarına geldiğinden itibaren aşkla bağlı olduğu gerillayla bütünleşmekte zorluk yaşamamıştır. Daha ilk günden itibaren müthiş bir azimle gerillacılığın tüm özelliklerini öğrenmeye ve bu öğrendiklerini yaşama geçirmeye çalışmıştır. Delil yoldaşımız büyük bir emek ve mütevazilikle öğrendiği gerillacılığı en zorlu mücadele alanlarında pratikleştirerek kısa bir zaman içerisinde öncü bir militan olmayı başarmıştır. Yoldaşlarına büyük bir sevgi ile bağlı olan Delil yoldaşımızın en büyük istemi, yıllarca birlikte mücadele ettiği ve faşist Türk devletinin saldırıları sonucu şehadete ulaşan yoldaşlarının intikamını almak olmuştur. Bunun için askeri sanatta profesyonelliği hedeflemiş ve dönemin askeri çizgisine uygun bir gerilla olmanın çabası içerisine girmiştir. Bunun yanı sıra Önder Apo’nun paradigmasını öğrenmek ve bu paradigma çerçevesinde doğru bir yaşamın sahibi olmak için sürekli bir arayış içerisinde olmuştur. Delil yoldaşımızın bu arayışları onu fedai çizgisinde bir katılımın sahibi olmasını sağlamış ve bunu yaşamının tüm ayrıntılarına yansıtmasını bilmiştir.
17 Aralık 2020
HPG Basın İrtibat Merkezi





