Egîd yoldaşımız aslen Riha Pirsûs’lu yurtsever bir ailenin ferdi olarak Dîlok Nizip’de doğdu.
Ailesinin yurtsever olması ve düşmanın her türlü asimilasyonist politikalarına rağmen kimliklerinden ve kültürlerinde ısrar etmesi nedeniyle Egîd yoldaşımız da bu özelliklerle büyüdü. Kurdistan’da yürütülen özgürlük mücadelesine karşı her zaman duyarlı olan bir çevrede büyümesi Egîd yoldaşımızın da küçük yaşlardan itibaren Partimizi duymasını sağlamış, büyüdükçe ve Partimizi daha fazla tanıdıkça bağlılığı arttı. Bir Kürt genci olarak kendisinin de halkımızın özgürlüğü için sorumlu olduğunu bilince çıkardı ve mücadele etmek için arayışlara girdi. İlk olarak yerel düzeyde yurtsever gençlik çalışmalarında yer aldı. Rojava Özgürlük Devrimi’nin Kurdistan’ın dört bir yanında yarattığı devrimci hava kuşkusuz Bakurê Kurdistan halkımızı da etkiledi ve daha fazla mücadele saflarına katılmasına neden oldu. Yine Rojava Özgürlük Devrimi’ne yönelik saldırılara karşı da Bakurê Kurdistan halkımız en etkili mücadeleyi yürüterek yurtseverlik görevini layıkıyla yerine getirdi. DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye saldırdığı dönemlerde yine ayağa kalkan halkımız destansı bir direniş geliştirerek Rojava Özgürlük Devrimi’ne sahip çıktı. Bu süreçte yürütülen çalışmalar ve halkımızın yediden yetmişe tüm varlığıyla devrime sahip çıkması Egîd yoldaşımızı etkilediği gibi mücadeleye daha aktif katılmasını da sağlamıştır. İlk olarak tüm Bakurê Kurdistan’da yaşanan serhildanlara katılarak öncülük görevini yerine getirmiş daha sonra ise var olan mücadele tarzının yetersi olduğunu düşünerek profesyonel düzeyde çalışmalara katılması gerektiğine karar verdi. Düşmanın Bakurê Kurdistan’da halkımızın onlarca yıllık mücadelenin bedeli olarak elde ettiği kazanımlarını elinden almak ve Çöktürme Planı ile halkımızın ve Hareketimizi tamamen yok etmek istemesini erkenden fark eden Egîd yoldaşımız aktif bir şekilde bir katılım sergilemiştir. İlk olarak halkımızın özsavunmasının sağlam bir şekilde oluşturulması için kurulan yerel direniş birliklerine katıldı. Nisêbîn alanında bu çalışmalara katıldıktan 15 gün sonra kendisi daha fazla eğitmek, askeri ve ideolojik olarak yetkin bir militan olabilmek için yüzünü Kurdistan dağlarına döndü.
2016 yılında gerilla saflarına katılan Egîd yoldaşımız daha önce edindiği tecrübelerden ötürü yeni Savaşçı eğimini başarılı bir şekilde tamamladı. Bu eğitim sürecinde aldığı Önderlik dersleriyle kendisini daha iyi anlamaya başladı ve kişiliğinde önemli dönüşümler gerçekleştirdi. Aynı zamanda gerillaya yeni katılan yoldaşlarına da yaşamsal ve eğitsel anlamda yardım ederek onların da gerilla ve dağ yaşamına adapte olarak birer öncü militan olmalarında emek sahibi oldu. Bu süreçte daha fazla sorumluk almayı devrimci bir görev olarak gören yoldaşımız, ilk pratiğinde tim komutanı olarak görev aldı. Bu görevindeki başarılarından dolayı kısa sürede terfi ederek gerilla yaşam tarzının örgütlenmesi için hayati önemde olan alt yapı ve lojistik biriminde sorumlu düzeye ulaştı. Bu görevinde de başarılı olmayı ve yoldaşlarının güvenine layık olmayı bilen Egîd yoldaşımız, yaşanan yoğun savaş sürecine daha etkin bir katılım sağlamak için askeri akademilerde eğitim alma önerisi geliştirdi. Bu eğitimle tek hedefi halkımızı yok etmek olan soykırımcı Türk devletine karşı etkili ve sonuç alıcı bir mücadelenin içerisine girmek istedi. Soykırımcı Türk devletinin halkımıza reva gördüğü kölelik sisteminin ancak bu şekilde parçalanabileceğini ve halkımızın da ancak bu şekilde özgürlüğe ulaşabileceğini düşündü.
Savaşın ulaştığı yeni boyutu iyi analiz eden Egîd yoldaşımız, savaşlarda artık vazgeçilmez olan teknolojik araçların kullanılmasını öğrenerek gerilla savaşımıza yeni bir alan açmak istedi. Böylece işgalci Türk devleti ile daha etkili bir mücadelenin yürütülebileceğine inanmış ve bunun gereklerini pratiği ile göstermek istedi. Aldığı uzmanlık eğitimleriyle bu amacını gerçekleştiren Egîd yoldaşımız, aldığı eğitimi en etkili Botan alanında pratikleştirebileceğini düşündü ve bunun için Botan alanında geçti. Adil, Nûda ve Gelhatların mekanı olan; hem güzelliği hem maneviyatı ve hem de zorluğu ile bilinen Gabar alanında ilk pratiğini yapan Egîd yoldaşımız kısa sürede girişken özelliğiyle kendisini alandaki yoldaşlarına sevdirebildi. Gabar alanının zorlu pratiği Egîd yoldaşımızın mücadele azim ve kararlılığını bilemiş, kendisini her anlamıyla katarak var olan ihtiyaçlara cevap olmak istedi. Düşmana karşı birçok eyleme katılarak üzerine düşen görev sorumlulukları yerine getirmeye çalışan yoldaşımız kendisini Önderliğimize, şehitlerimize ve halkımıza karşı her zaman borcu hissetti ve mücadelesini daha da büyütmenin arayışına girdi. Bu arayışlarını öneriler halinde örgütümüzle de paylaşmış ve her göreve hazır olduğunu beyan ederek fedailik çizgisinde katılan bir militanın nasıl bir mücadele çizgisine sahip olması gerektiğini pratiği ile kanıtladı. Bunun için her zaman en önde olmaya gayret ederek Apocu bir militan olarak yüklendiği tarihi misyonun gereklerini yerine getirdi.
2 Aralık 2022 günü görevi başındayken gerçekleşen düşman saldırılarına karşı son nefesine kadar savaşarak Partimizin onurlu yaşam çizgisinin yılmaz bir savunucu olduğu bir kez daha kanıtlayarak şehadete ulaştı. Egîd yoldaşımızın ulaşmak istediği büyük hayallerinin takipçisi olacağımızın sözü ile onun şahsında tüm şehitlerimize layık olmak için mücadele edeceğiz.
12 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





