Milîtan yoldaşımız Amed’in Bismil ilçesinde, yurtsever ve toplumsal kültürüne bağlı bir ailede doğup büyümüştür.
Aile çevresinin yurtsever olması, Milîtan yoldaşımızın daha küçük yaşlarda Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ni tanımasına yol açmıştır. Kurdistan halk gerçekliğinin ve yüz yüze olduğu soykırım saldırılarının farkına varan Milîtan yoldaşımız, onurlu her Kürt genci gibi mücadele yolunu seçmiştir. Gerillaya katılmak için çok anlamlı ve tarihi bir gün olan 27 Kasım 2014 gününü seçmiştir. Çok anlamlı bir başlangıç yaparak gerillaya katılan Militan yoldaşımız devrim yürüyüşünün istikametini çizmiştir. Militan yoldaşımız Metîna’da ilk gerilla eğitimini almış ve burada pratiğe başlamıştır. Özellikle sınır hattında üç yıl boyunca pratik faaliyet yürütmüştür. Buradaki zorlu pratiği atikliği, kıvrak zekası, yaratıcılığı ve askeri disiplini sayesinde başarılı olmuştur. Gerilla yaşamındaki çalışkanlığı ve emekçi katılımının yanı sıra, yüksek cesareti ve korkusuzluğuyla bilinen Milîtan yoldaşımız farklı taktiklerle geliştirilen birçok başarılı eyleme katılmıştır. Eylemlerde en önde, saldırı kollarında yer almış, bazen hafif yaralanmış ama şahin tarzıyla düşmana ağır darbeler vurmasını bilmiştir. Birçok silahı pratikte öğrenme ve kullanma ustalığına erişmiş, gerillacılığın tüm tarz ve taktiklerinde uzmanlaşmayı esas almıştır.
Başarılı devrim yürüyüşünü fedaice sürdürme ve her daim fedailik ölçüleri temelinde mücadele etmek için Hêzên Taybet’e dahil olmuştur. Yüksek fedaileşme iddiası ve kararı temelinde bir katılımı esas alan Milîtan yoldaşımız erkenden profesyonelleşmiştir. Özgüvenli, inisiyatifli ve hırslı kişiliğiyle yüksek uzmanlık gerektiren birçok çalışmayı çabuk öğrenmiş ve başarıyla pratikleştirebilmiştir. Yaşamın ve savaşın her anında fedaice görevlerinin üzerine yürüyen Milîtan yoldaşımız, tıpkı adı gibi Apocu militan olmayı başarmış ve tüm yoldaşlarının gözdesi olmuştur. Önderliğimizin İmralı İşkence Sistemi’nde tutulması, halkımızın soykırım saldırılarına uğraması, AKP-MHP faşist rejiminin uyguladığı baskı ve zulümler Milîtan yoldaşımızın soykırımcı sömürgeci düşmana olan öfkesini arttırmıştır. Yüreği bir volkan gibi kaynayan Milîtan yoldaşımız bu sebeple birçok sefer fedai eylem önerisinde bulunmuş ve önerisini gerçekleştirebilmek için ısrar etmiştir. Fedailiği sadece bir eylem değil, Apocu yaşam tarzı olarak anlamış ve bunu katılım tarzına dönüştürmüştür.
2017 yılında kaleme aldığı günlüğünde hislerini şu sözlerle dile getirmiştir: ‘’Özgürlük uğruna yaşamak ve savaşıp ölmek onurdur. Bunu fedaice yapmak her yiğidin şansı değil. Biz her şeyi kabul ederiz, cenazemizin parçalanıp sürüklenmesini de ama onursuzca yaşamayı hiçbir zaman kabul etmeyiz. Çünkü biliyoruz, şehadetimizle mücadelemiz daha da büyüyor ve zafere daha çok yaklaşıyor. Biz sadece bir Önder’in fedaileriyiz, halkın fedaileriyiz. Biz düşmana vurdukça yaşarız. Çünkü gidenler bize bayrağı bunun için devrettiler. Daha da özgür günler için…’’
Zap, Avaşîn ve Metîna’ya dönük geliştirilen işgal saldırılarına karşı örülen destansı direniş sürecinin büyük emekçilerinden ve komutanlarından olan Milîtan yoldaşımız, kendisini tüm benliğiyle bu sürece katmıştır. An’ın ve dönemin devrimci fedai militanı olmayı başarmış, en yüksek cesaretle ve korkusuzca düşman üzerine yürümüştür. Girê Amediye Direniş Alanı’na bağlı Girê Şehîd Pirdoxan’daki düşman gücüne çok ağır darbeler vurmuştur. Sara ve Rûkenler’in fedai ruhunu eyleminde somutlaştırmış ve her daim örnek alacağımız ölümsüz fedai komutanımız olarak şehitler kervanına katılmıştır.
19 Kasım 2022
HPG Basın İrtibat Merkezi





