Serdar yoldaşımız Rojhilatê Kurdistan’ın Diwandere şehrinde ulusal özelliklerini koruyan, yurtsever bir ailede doğmuştur.

Ailesinin bu özelliğinden kaynaklı Serdar yoldaşımız da Kürt gelenek ve kültürüyle yetişmiştir. Fakat evde konuştuğu dili devlet okullarında konuşamaması, anadili ile eğitim görememesi ve halkımıza yönelik geliştirilen baskılar daha küçük yaşlarda Serdar yoldaşımızın çelişkiler yaşamasına neden olmuştur. Halkımıza her yerde ikinci sınıf insan muamelesi yapılması bu çelişkilerini artırmış, bunun nedenlerini anlamaya çalışmıştır. Bu süreçte düşman gerçekliğini, Kurdistan halk gerçekliğini daha iyi anlamaya ve çözümlemeye başlamıştır. Halkımızın içinde bulunduğu mevcut durumun kölelik statüsünden de aşağı bir durum olduğunu, bir halk olarak inkar edildiğini bilince çıkarmıştır. Bu durumun asla kabul edilemeyeceğini dile getiren Serdar yoldaşımız mutlaka mücadele edilmesi gerektiğinin farkına varmıştır. İlk olarak Rojhilatê Kurdistan özelinde mücadele eden kimi örgütlerde yer almışsa da bu örgütlerin mevcut durumunun çok yerel kaldığını, tüm Kürt halkına hitap edemediğini ve Kurdistan Devrimi’ni gerçekleştirmekten uzak olduğunu anlamıştır. Bunun üzerine partimiz PKK’yi tanımak için arayışlara girmiş ve bu arayışlarının sonunda kısmen tanıma imkanı bulduğu Partimize katılma kararı almıştır.

Gerilla saflarına katıldıktan sonra en çok Partimizin teorisi ile pratiğinin birbiriyle uyumlu olmasından etkilenmiştir. Bir özgürlük gerillası olarak halkımıza ve Hareketimize yönelik geliştirilen saldırılara karşı kendisinin de aktif bir şekilde mücadele içerisinde olması gerektiğine inanmıştır. Bunun için kendisini askeri anlamda eğitmiş, geliştirmiş ve yeni dönemin yetkin bir gerillası olmuştur. Özellikle gerilla savaşında çok etkin bir şekilde kullanılan orta otomatik silahları kullanmada uzmanlaşmıştır. Öğrendiklerini yoldaşlarıyla da paylaşmayı hem yoldaşlık hem de devrim görevi olarak görmüş, bunun için çok emek vermiştir. Partimizi tanımasına neden olan teori-pratik diyalektiğine sadık kalan Serdar yoldaşımız öğrendiklerini hemen savaş cephesinde pratikleştirmek istemiş, bunun için çok ısrarcı olmuştur. Bu ısrarı nedeniyle yoldaşlarıyla tartışmalar yürütmüş fakat yine de kendisinin de bir özgürlük gerillası olarak savaş cephesindeki yerini alması gerektiğini belirtmiştir. Bu temelde düşman saldırılarının yoğun olduğu, sıcak savaşın yaşandığı Metîna alanına geçmiştir.

Metîna alanına geçtikten sonra büyük bir heyecan ve moral ile düşmana karşı savaşa gireceği anı beklemiştir. Bu heyecanı, coşkusu ve moralli hali yoldaşlarını da etkilemiştir. Birçok yoldaşına göre daha genç ve yeni olan Serdar yoldaşımız güçlü yoğunlaşması, yaşamdaki duruşu ve fedakarca katılımı ile öncü bir militan olmuştur. Bu öncülük rolünü savaş alanında da göstermek istemiştir. Düşmanın Metîna’ya bağlı Tepê Ortê alanına yönelik başlattığı saldırıya karşı yoldaşlarının savunmasını yapmak için harekete geçen ilk timlerin içerisinde yer alan Serdar yoldaşımız büyük bir cesaret ve kararlılıkla düşman üzerine gitmiş, birçok düşman askerinin cezalandırılmasında pay sahibi olmuştur. Savaştaki becerisiyle düşmana darbe vurduğu gibi, fedaice katılımıyla da Apocu militanlığın en seçkin örneklerinden biri olmayı başarmıştır. Düşmana karşı bir saniye dahi olsa tereddüt yaşamayan Serdar yoldaşımız son nefesine kadar fedaice savaştıktan sonra şehadete ulaşmıştır.

Mücadeledeki ısrarlı duruşları ile Apocu militanlığın en seçkin örneklerinden olan ve halkımızın özgürlüğüne kavuşması için kendilerini feda eden Arîn, Rênas ve Serdar yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz.

19 Aralık 2022

HPG Basın İrtibat Merkezi

 

 

 

 

 

© 2026 Şehîdên Me