Botan’ın önemli direniş merkezlerinden olan ve halkımızın tekrar tarih sahnesine çıkışının simgesi olan Şanlı 15 Ağustos Atılımı’nın başlatıldığı yer olan Sêrt ili ve kadim halkı o tarihten günümüze kadar bu tarihi misyonuna sahip çıkarak devrimimizdeki yurtseverlik görevlerini başarılı bir şekilde yerine getiriyor.
Binlerce en değerli evladını özgürlük saflarına katarak mücadelemizin bugünlere ulaşmasında emekleri olan Sêrt halkımız, bu kahraman evlatlarıyla ne kadar övünse yeridir. Sêrt halkımızın güzide evlatlarından biri olan Silav yoldaşımız da bu halk gerçekliği içerisinde yurtsever Didêrî aşiretine mensup bir ailemizde doğdu. Ailesinin ve yaşadığı çevrenin etkisiyle Partimizi küçük yaşlarından itibaren tanımaya başladı. Özellikle gerillanın işgalci Türk devletine karşı geliştirdiği destansı direnişten etkilendi, bu direnişlerin hikayelerini dinleyerek büyüdü. Abisinin gençlik çalışmalarında olması ve yürüttüğü çalışmalardan dolayı düşmana tutsak düşmesi Silav yoldaşımızı etkilediği gibi mücadele arayışı içerisine girmesine de neden oldu. Bir süre gençlik çalışmalarında kalmasından dolayı örgütsel anlamda belli bir tecrübe kazandı. Bu tecrübelerini daha etkili bir mücadelenin zemini yapmak isteyen yoldaşımız bunun ancak gerilla saflarına katılmakla mümkün olduğunun bilincindedir. Fakat yaşının çok genç olmasından dolayı bu istemini bir süre ertelemek zorunda kaldı. Bu süreçte yoğunlaşmalarına devam eden yoldaşımız toplumun kadına bakış açısını daha derinlikli anlamaya ve çözümlemeye başladı. Toplumun geleneksel ölçülerle kadına verecek bir şeyinin olmadığını bilince çıkarak Silav yoldaşımız daha fazla beklemenin anlamsız olduğuna karar vererek 2009 yılında liseyi bitirdikten sonra gerilla saflarına katılma kararı aldı.
Gerillaya katılımını hayalindeki özgür yaşama kavuşmak olarak değerlendiren Silav yoldaşımız kısa sürede dağ ve gerilla yaşamına uyum sağladı. Dağlı bir kadın olan Silav yoldaşımız dağın dilinden anladığı için hiçbir zorluk yaşamadan gerilla yaşamına atıldı. Daha önceleri yürüttüğü faaliyetlerden ötürü örgütsel anlamda tecrübeleri olan yoldaşımız bu tecrübelerini yoldaşları ile de paylaşarak onların gelişiminde emek sahibi oldu. Garê alanında bir süre pratik yürüttükten sonra Metîna alanına geçen yoldaşımız, bir yandan düşman saldırılarına karşı cevap olabilmek için var olan savaş pratiğine katılmak istedi diğer yandan da bulunduğu alandaki kimi sorunların çözümü için yoğunlaşma yaşayarak çözüm gücü olmaya çalıştı. Yaşanan yanlış pratiklere ve yanlış anlayışlara karşı ideolojik mücadeledeki keskinliği ile öne çıkan Silav yoldaşımız, şehitlerimizin kanıyla yaratılan kutsal PKK yaşamının savunulması için her zaman ideolojik mücadele içinde oldu. Kendi kişiliğini de bu temelde geliştirmeye çalışan yoldaşımız hiçbir zaman elinden kitabını eksik etmez, eğitimine önem verirdi. Bu özelliği sayesinde kişiliğindeki gelişmeyi sürekli kıldı. 2011 yılında Qendîl alanına geçen yoldaşımız burada bir yıl çalışma yürüttükten sonra Devrimci Halk Savaşımızın etkili bir şekilde yürütüldüğü Xakurkê alanına geçerek buradaki savaş pratiğine dahil oldu. Xakurkê alanında düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde yer alan yoldaşımız askeri anlamda büyük bir tecrübe kazandı. Bu tecrübelerini ideolojik derinlikle besleyerek yetkin bir YJA Star gerillası olmak isteyen yoldaşımız bu amaçla 2014 yılında Parti Merkez Okulu olan Mazlum Doğan Akademisi’ne geçti. Burada aldığı eğitimlerle Önder Apo felsefesinde derinleşerek öncü bir kadın komutan oldu. Eğitim sürecinde özellikle kadın özgürlük ideolojisinde derinleşmeyi esas alan yoldaşımız ideolojik birikimi olan bir kadının yaşamın her alanında öncü olabileceğini yaşamı ve duruşuyla kanıtladı. Eğitimden sonra tekrar Qendîl alanında çalışmalara katılan yoldaşımız, soykırımcı Türk devletinin halkımıza ve Hareketimize yönelik 2015 yılında gerçekleştirdiği saldırılara karşı cevap olabilmek için Bakurê Kurdistan’a gitmeyi önerdi.
Bu önerisi 2016 yılında kabul gören yoldaşımız aynı yıl ana toprağı olan Botan alanına geçti. Botan alanında ilk olarak Herekol alanında görev alan yoldaşımız daha sonra Botan’ın birçok alanında gerillacılık yaptı. Botan gibi zorlu bir alanda başarılı bir pratiğin ancak ideolojik derinlik ve mücadeledeki keskinlikle mümkün olacağının bilincinde olan Silav yoldaşımız bu temelde mücadele ederek öncü bir YJA Star gerillası oldu. Bu duruşu sayesinde birlikte mücadele verdiği yoldaşlarının güvenini kazandı. Aynı zamanda düşmana olan öfkesini birbirinden etkili eylemler örgütleyerek gösteren yoldaşımız, yaşamdaki öncülük misyonunu savaşta da göstererek bütünlük bir militanın nasıl olması gerektiğini pratiği ile gösterdi. Son olarak gittiği Gabar alanında bölge komutanlığı görevi yapan Silav yoldaşımız burada da mevcut duruşunu korumuş, ortaya çıkan sorunlara anında cevap olmak isteyerek tüm yoldaşlarının yoğunlaşmalarını düşman üstüne yapmasını amaçlamıştır. Gabar alanının maneviyatını iliklerine kadar hisseden ve bu alanda efsaneleşen değerli komutanlarımız Egîd, Adil, Gulbahar ve Gelhatların anılarını her an taze tutmak istedi. Ancak bu değerli komutanlarımızın yaşam ölçüleriyle zaferi kazanacağımızı bilen Silav yoldaşımız, mücadelesi ile Gabar’ın unutulmaz komutanları arasındaki yerini aldı. 2 Aralık 2022 günü gerçekleşen düşman saldırısında son nefesine kadar Apocu ideolojiye olan bağlılığını koruyan Silav yoldaşımız şehitler kervanına katılarak ölümsüzleşti. Yoldaşları olarak Silav yoldaşımız şahsında tüm şehitlerimizin hayallerinin savaşçısı olacağımızın sözünü bir kez daha yineliyoruz.
12 Temmuz 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





