Mîraz yoldaşımız, destansı yiğitliği dengbêjlerin stranlarına konu olan ve yurtseverliği ile bilinen Heyderan aşiretinin bir ferdi olarak Serhed yöresinde dünyaya geldi.

Basına ve Kamuoyuna!
27 Temmuz 2017 günü Kato Jîrka’ya bağlı Tehtêreş alanında gerçekleşen düşman saldırılarına karşı fedaice direnen Şoreş Amed yoldaşımızın şehadete ulaştığı bilgisi netleşti.
Amed’in yiğit evladı, değerli Apocu militan Şoreş yoldaşımız, halkımızın özgürlüğü ve onurlu geleceği için üstlendiği devrim görevlerini başarı ile yerine getirdi. Özgürlük mücadelemize gönül verdiği andan, şehadete ulaştığı ana kadar durmak bilmeden mücadele eden ve savaşan Şoreş yoldaşımız, tüm Kurdistan gençlerine özgür yaşamın ancak gerilla saflarında mümkün olabileceğini bir kez daha gösterdi.
Apocu militanlığın öncü savaşçısı Şoreş Amed yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, anısını mücadelemizde yaşatacağımız sözünü yineliyoruz.
Şoreş Amed yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Kod Adı: Şoreş Amed |
Şoreş Amed – Aziz Sonaçan
Yurtseverliği ve bu yurtseverliğin getirdiği direnişçi kimliğiyle tanınan Amed halkımız, yıllarca düşman baskılarına, işkencelerine ve katliamlarına maruz kalmasına rağmen onurlu duruşundan hiçbir zaman taviz vermedi. Onurlu bir yaşam için her türlü bedeli ödemeyi göze alan değerli halkımız, bu özelliğinden dolayı tarihten günümüze kadar Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nde hep öncü konumda oldu. Düşmanın en yoğun saldırdığı dönemlerde bile yaptığı çıkışlarla tüm halkımıza ruh veren, onları tekrar mücadeleye çeken Amed halkımız, özgürlük mücadelemizdeki misyonunu her zaman yerine getirdi. Özgürlüğü her şeyin üstünde tutan Amed halkımız, özgürlük olmadan insanca bir yaşamın da olmayacağının bilincinde oldu. Bu nedenle sadece geliştirdiği serhildanlarla değil, aynı zamanda yetiştirdiği birbirinden değerli evlatlarını gerilla saflarına katarak Kurdistan’da yurtseverliğin, devrimciliğin ölçüsü oldu.
Amed’in bu yiğit evlatlarından biri olan Şoreş yoldaşımız, yurtsever bir ailede doğdu. Ailesinin ve yaşadığı çevrenin yurtsever olması nedeniyle Şoreş yoldaşımız da bu kültürle yetişti. Partimiz PKK öncülüğünde Kurdistan’da filizlenen yeni ve özgür yaşamı daha çocukluğundan itibaren hisseden Şoreş yoldaşımız, zamanla bu yaşamın bedelsiz yaratılmadığının farkına vardı. Uğruna büyük kavgaların verildiği, en ağır işkencelerden geçilen ve binlerce şehit verilen bu yaşama kutsallık derecesinde bağlılık gösterdi. Bir Kürt genci olarak bu yaşamın savunucusu olması gerektiğinin ve bunun da ancak mücadele ile mümkün olduğunun bilincinde oldu. Düşmanın her gün ve günün her anında birbirinden farklı özel savaş yöntemleriyle ortadan kaldırmaya çalıştığı bu özgür yaşamın ancak an be an yürütülecek bir mücadele ile korunabileceğini iyi bilen Şoreş yoldaşımız, ilk olarak devrimci yurtsever gençlik faaliyetleriyle mücadeleye atıldı. Bu çalışmalardaki aktif, coşkulu ve heyecanlı katılımı ile kısa sürede Amed gençliği içinde öncü konuma geldi. Çalışmalarda bulunduğu süreçlerde kendisini sürekli eğitmeyi esas alan yoldaşımız, düşman gerçekliğini ve onun özel savaş yöntemlerini daha fazla bilince çıkardı. Bu nedenle öncülüğünü yaptığı Amed gençliğinin de düşmanın bu gerçekliğini iyi anlayabilmesi için etkin bir mücadelenin sahibi oldu. Yaşadığı yoğunlaşmalarla düşmanın halkımıza karşı yaklaşımını iyi bilen yoldaşımız, bu düşmanın ancak radikal bir mücadele ile yenilgiye uğratılabileceği gerçeğini gördü. Bu nedenle düşmanın sahte çözüm söylemine hiçbir zaman itibar etmeyerek, kendisini yoğun bir savaş süreci için hazırladı. Düşmanın 2015 yılı ortalarından itibaren daha önce planladığı “Çöktürme Planı”nı devreye koyması ve halkımıza yönelik katliamlar gerçekleştirmesi, Şoreş yoldaşımızın öngörüsünü doğrulamış oldu. Şoreş yoldaşımız bu nedenle daha önce hazırlığını yaptığı gerilla saflarında mücadele yürütme istemini pratiğe geçirerek Amed’den gerilla saflarına katıldı.
Savaşın en yoğun yaşandığı bir süreçte gerilla saflarına katılan Şoreş yoldaşımız, bunu kendisi için büyük bir şans olarak ele aldı. Amed alanında kısa bir süre kaldıktan sonra Besta alanına geçti. İlk gerilla eğitimlerini özgürlük savaşımızın merkezi Botan’da, sıcak savaş ortamında alması nedeniyle kısa sürede askeri alanda uzmanlaşarak yetkin bir gerilla oldu. Büyük bir inanç, bağlılık ve bilinçle yaşama katılım sağlayarak, geldiği gerilla saflarında bu özelliklerinden dolayı hemen pratik çalışmalara dahil oldu. Onlarca yılın birikimi olan gerilla tecrübelerini yoldaşlarından edinen Şoreş yoldaşımız, savaşa ve gerillacılığa olan ilgisi sayesinde büyük bir özgüvenle çalışmalara katıldı. Botan’ın birçok alanında pratik çalışmalara katılan yoldaşımız, yer aldığı çalışmalardaki tereddütsüz katılımı ile yoldaşlarınca örnek alındı. Düşmanın Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı tasfiye etmek için geliştirdiği birçok operasyona karşı sürekli eylem içerisinde oldu, işgalcilere büyük darbeler vurdu. Yoğun savaş süreci içinde birlikte mücadele ettiği bazı yoldaşlarının şehadete ulaşması, Şoreş yoldaşımızın düşmana karşı daha da bilenmesini ve mücadelesini büyütmesini sağladı. Ancak şehitlerimizin anısına bağlı kalarak ve amaçlarını gerçekleştirerek onlara layık olunabileceğini bilen Şoreş yoldaşımız, bu bilinçle her geçen gün mücadele temposunu daha da büyüttü. Pratik çalışmalar içerisinde yoldaşlarıyla yaptığı tartışmalar ve yaşadığı yoğunlaşmalarla Önderlik felsefesini anlamaya ve yaşamının temeli haline getirmeye çalıştı, bu anlamda önemli bir çabanın sahibi oldu. İyi bir Apocu militan olmanın ideolojik ve askeri anlamda sürekli gelişme halinde olmakla mümkün olduğunun farkında olan Şoreş yoldaşımız, bu gerçeklik ışığında bulunduğu her alanda yoğunlaşmalarını sürdürerek öncü bir Apocu militan olmayı başardı. Nerede ihtiyaç duyulmuşsa orada olmayı bilen, küçük büyük demeden her göreve koşmayı kendisine ilke edinen Şoreş yoldaşımız, 2017 yılında Kato Jîrka alanına geçerek mücadelesini burada devam ettirdi.
Kato Jîrka alanında da düşmana karşı geliştirilen birçok eylemde önemli roller üstlenen Şoreş yoldaşımız, cesareti ile tüm yoldaşlarına güç kaynağı oldu. Yaşamın her ayrıntısının büyük fedakarlıklar gerektirdiği Katolar’da gerillacılık yapma şansına sahip olan Şoreş yoldaşımız, emekçi kişiliği ile öne çıktı. En zorlu görevlere koşan ve bitmek tükenmez bilmeyen enerjisiyle her çalışmaya öncülük eden Şoreş yoldaşımız, tüm yoldaşlarınca sevilen ve sayılan bir militan oldu. 27 Temmuz 2017 günü gerçekleşen düşman saldırılarına karşı yine en önde yer alan Şoreş yoldaşımız gerçekleşen saldırılarda şehadete ulaşarak mücadelesini zirvede tamamladı.
Yoldaşları olarak, fedaice savaşarak şehadete ulaşan Şoreş yoldaşımız şahsında tüm devrim şehitlerimizin hayallerini gerçekleştireceğimiz sözünü bir kez daha yineliyoruz.
16 Ekim 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi
Kurdistan’da yurtseverliğin, ülkeye bağlılığın ve onurlu bir yaşam için bedel vermekten çekinilmediği önemli merkezlerden biri Mêrdîn alanıdır.
Tarihin derinliklerine kök salan ve bin yıllardır yaşadığı kutsal Kurdistan topraklarında sömürgeciler eliyle mülteci konumunu düşürülen halkımız, ilk ekmeğin üretildiği topraklarda bir ekmeğe muhtaç hale getirildi.
Rojhat Zîlan yoldaşımız Wan’ın Erdîş ilçesinde Serhed halkının köklü kültürünün hakim olduğu Celalî aşiretine bağlı bir ailede doğdu.

Basına ve Kamuoyuna!
1 Ekim 2023 günü saat 09:30’da Ankara merkezindeki TC İçişleri Bakanlığı mekanına yönelik Ölümsüzler Taburumuza bağlı bir timimiz tarafından fedai eylem gerçekleştirildiğini açıklamış, fedai yoldaşlarımızın ayrıntılı kimlik bilgilerini paylaşacağımızı açıklamıştık.
Bu tarihi ve görkemli eylemi profesyonelce gerçekleştiren fedai timimiz Rojhat Zîlan (Özkan Şahin) ve Erdal Şahin (Hasan Oğuz) yoldaşlarımızdır. Tarihi kahramanlık eylemleri ile sömürgeci soykırımcı düşmanı sarsan ve bir döneme damgasını vurarak sembolleşen Rojhat ve Erdal yoldaşlarımızın başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyoruz. Ölümsüzler Taburumuzun fedai şehitlerinin Apocu yaşam ve yoldaşlık tarzına, mücadele çizgisine, fedailik duruşlarına, profesyonelliklerine, büyük intikam gücü oluşlarına ve bize zaferi emreden büyük eylemlerine sonuna kadar bağlı kalacağımızın ve kendimize mücadele kılavuzu yaparak mücadelelerini mutlaka zafere ulaştıracağımızın sözünü veriyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Kod Adı: Rojhat Zîlan |
Rojhat Zîlan – Özkan Şahin
|
Kod Adı: Erdal Şahin |
Erdal Şahin – Hasan Oğuz
Rojhat Zîlan yoldaşımız Wan’ın Erdîş ilçesinde Serhed halkının köklü kültürünün hakim olduğu Celalî aşiretine bağlı bir ailede doğdu. Ailesinin öteden beri işgalciliğe, haksızlığa ve sömürgeciliğe karşı duruşlarıyla bilinen bir aşiret geleneğinden gelmesi Rojhat yoldaşımızın kişiliğinin oluşumunda etkili oldu. Bu nedenle daha küçük yaşta; binlerce insanımızın vahşice katledildiği, en ağır işkencelere ve insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığı Geliyê Zîlan katliamına ilişkin dinlediği hikayeler Rojhat yoldaşımızı derinden etkiledi. Büyüklerinden dinlediği bu hikayeler sayesinde daha o zamanlarda düşman gerçekliğini tanıdı. Halkımızın Roma Reş diye adlandırıp ‘’bextê romê tune ye’’ dediği soykırımcı Türk devlet gerçekliğini katliam, işkence ve zulümle tanıyan yoldaşımız, bu gerçekliği adeta yüreğine ve beynine kazıyarak mazlum halkımızın intikamını alacağı günü bekledi. İçinde bulunduğu toplumsal çevrenin bu özelliklerinden ötürü, Rojhat yoldaşımız Kürt ve Kurdistanî özüne uygun bir şekilde yetişti.
Partimiz PKK’yi abisi Egîd Wan (İlhan Şahin) yoldaşımızın Önderliğimiz şahsında tüm halkımıza karşı geliştirilen Uluslararası Komplo’ya cevap olarak 1999 yılında gerilla saflarına katılmasıyla tanıyan Rojhat yoldaşımız, gün geçtikçe Partimizi daha fazla merak etti ve anlamanın arayışı içerisine girdi. Türk devlet okullarında bir süre okuduktan sonra, artık asimilasyon merkezinin kendisine verecek bir şeyinin olmadığını fark eden yoldaşımız, ailesinin geçimine katkıda bulunmak için Türkiye metropollerinde çalışmaya başladı. Birçok farklı işte çalışan yoldaşımız emeği ile kendisini var etti. Emek verilerek yaratılan değerlerin kutsallığını ilk olarak bu süreçte öğrenen Rojhat yoldaşımız, bunu yaşamının ilkesi haline getirdi. İstanbul’da çalıştığı dönemlerde devrimci yurtsever gençlik kadroları ile tanışma şansını yakalayan yoldaşımız, onurlu bir Kürt genci olarak kendisinin de halkımızın özgürlüğü için mücadele etmesi gerektiğini düşündü. Son derece dürüst ve samimi bir şekilde başladığı devrim yürüyüşünün bu safhasında hesapsız katılımı ile bulunduğu alanda kısa sürede öncü oldu. Kendisi gibi ülkemiz Kurdistan’dan uzakta yaşamak zorunda kalan yüzlerce gençle tanışarak onların da mücadele saflarına akmasını sağladı. Olgun ve samimi duruşuyla temas ettiği her gençte etki yaratan Rojhat yoldaşımız, bu süreçte mücadelesini daha da büyütmenin arayışında oldu. Mücadelesinin ölçüsünü Önderliğimizin ve halkımızın özgürlüğü olarak belirleyen yoldaşımız, bu amacına ulaşmak için adeta iğneyle kuyu kazarcasına sabırlı ve disiplinli bir mücadelenin sahibi oldu. Abisi Egîd Wan (İlhan Şahin) yoldaşımızın 2011 yılında Qendîl’de şehadete ulaşması, Rojhat yoldaşımız için bir dönüm noktası oldu. Abisinin şehadetinin ardından mücadelesini daha da büyütme kararı alan yoldaşımız uzun bir süre daha gençlik çalışmalarında kaldıktan sonra 2014 yılında yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek gerilla saflarına katıldı.
Gerilla yaşamına tam bir adanmışlıkla katılan Rojhat yoldaşımız, kısa sürede yetkin bir özgürlük gerillası oldu. Gerilla saflarına katılarak Önderliğimizin ve halkımızın özgürlüğünü sağlama görev ve sorumluluğunu üstlenen yoldaşımız bu bilinçle an be an mücadelesini büyüttü. Fedaice katılarak ve adeta kendisini mücadelede eritip bir olarak bu görevlerini gerçekleştirebileceğinin farkında olan Rojhat yoldaşımız, bu amaçla Hêzên Taybet örgütlenmesine dahil oldu. Önderliğimizin etrafında ateşten bir çember olma misyonu ile kurulan Hêzên Taybet’te kendisini eğiterek ve özgürlük tanrıçamız Zîlan (Zeynep Kınacı) yoldaşın mücadele çizgisinde derinleşerek öncü bir fedai olmak isteyen yoldaşımız, bu temelde muazzam bir emeğin sahibi oldu. Önderliğimize ve şehitlerimize layık bir militan olmanın ve Önderliğimizin esareti ile sonlanan eksik yoldaşlığın özeleştirisini vermenin ancak fedailikte derinleşerek mümkün olacağının kanaatine vardı. Rojhat yoldaşımız, bu amaç temelinde daha fazla yoğunlaştı. Önderliğimizin “Anlamın ve hissin yaşattığı insan, en güçlü insandır” belirlemesini düstur edinen Rojhat yoldaşımız, yaşadığı yoğunlaşmalarla en büyük fedai olan Rêber Apo hakikatine ulaşmayı esas aldı. Hissiyatını, düşüncesini ve bilincini Önderlik felsefesiyle besleyen Rojhat yoldaşımız her anında Önderliğimizi ve şehit yoldaşlarımızı hissederek yaşadı. Fedailiğin bir yaşam biçimi olduğu hakikatini bir an bile aklından çıkarmayan yoldaşımız; yoldaşlık ilişkilerindeki derinliği, samimiyeti, içtenliği ve Önderliğimizin özgür yaşam felsefesini özümseyerek bunu bir kişilik özelliği haline getirdi. Yürüttüğü çalışmalardaki ciddiyeti, disiplini, amaca tamamen kilitlenmesi ve başarı dışında bir seçeneği kabul etmeyişi ile yaşamda fedai bir militan oldu.
Apocu fedailiğin bütünlüklü olması gerektiğinin bilincinde olan Rojhat yoldaşımız, Önderliğimizin özgür yaşam paradigmasının temelini oluşturan kadın özgürlük çizgisini benimseyerek erkek egemen sistemin kişiliğinde yarattığı etkileri bilince çıkardı, bunlarla mücadele etti, klasik egemen erkekliği kişiliğinde adeta öldürerek özgür yaşama doğru kulaç attı. Özgür bir yaşamın ancak kadın özgürlük felsefesinde derinleşerek mümkün olacağını bilen Rojhat yoldaşımız, bu temelde daha fazla yoğunlaştı. Özgür yaşamı ve özgür eş yaşam düzeyini kişiliğinde filizlendiren yoldaşımız, kadın arkadaşlarımız başta olmak üzere tüm yoldaşlarının büyük sevgi, saygı ve değerli yoldaşlığını kazandı.
Sıradan bir yaşamı, katılımı ve mücadeleyi kendisi için asla kabul etmeyen Rojhat yoldaşımız, her zaman zafer çizgisinde yürümeyi esas aldı. Bu amaçla sadece bazı çalışmalarda bulunmayı da yeterli görmedi. Amacına kilitlenmiş bir fedai olarak düşüncesini zenginleştirmeyi, taktik ve tarz konusunda daha fazla yoğunlaşarak yenilikler yaratmayı ve düşmana tarihinde yemediği bir darbeyi vurarak intikam almayı en öncelikli hedefi haline getirdi. Ancak bu şekilde geliştirilen tecrit politikalarına, her gün katledilen insanlarımıza ve en değerli varlıkları olan canlarını bir an bile tereddüt etmeden şehadete yürüyen yoldaşlarına cevap olabileceğini düşünen yoldaşımız, bu anlamda var olan yoğunlaşmalarını daha da somutlaştırdı.
Şehîd Zîlan Ölümsüzler Taburumuzun öncü bir fedaisi olarak halkımızın yüz yüze olduğu soykırım tehlikesi; en temel kutsal değerlerimize karşı geliştirilen saldırılarla tarihimizin, kültürümüzün ve toplumsal hafızamızın yok edilmek istenmesi Rojhat yoldaşımızda büyük bir öfkeye neden oldu. Öfkesini ve büyük intikam duygusunu bilince ve şahince vuruş tarzındaki profesyonel gerillacılığa dönüştürdü. Düşmanın Önderliğimize ve halkımıza karşı bu yönelimlerine bir fedai olarak kayıtsız kalamayacağını ifade eden yoldaşımız, üstlendiği tarihi sorumlulukların gereğini yerine getirmek için en uygun anı bekledi.
Leyla Sorxwîn, Yaşar Botan, Hêjar Zozan, Canşêr Makû, Xemgîn Serhed, Destan Botan, Rêdûr Sîser, Yusuf Pîrosî ve son olarak Axîn Mûş ve beraberindeki yoldaşlarımızın Bakurê Kurdistan’daki tarihi direnişi ile açığa çıkarttığı Apocu fedai ruhu soykırımcı Türk devletinin kalbinde gerçekleştirdiği fedai eylemle zirveye çıkaran Rojhat yoldaşımız halkımızın şanlı özgürlük tarihindeki yerini aldı.
Tarihin derinliklerine kök salan ve bin yıllardır yaşadığı kutsal Kurdistan topraklarında sömürgeciler eliyle mülteci konumunu düşürülen halkımız, ilk ekmeğin üretildiği topraklarda bir ekmeğe muhtaç hale getirildi. PKK ile tarihe müdahale eden Rêber Apo, geliştirdiği özgür yaşam felsefesiyle soykırım kıskacına alınmış ve yok oluşun eşiğine getirilmiş bir halkı küllerinden yeniden yarattı. Kürt halkı köklü bir dirilişi yaşadı, tarih sahnesine PKK ile yeniden görkemli bir dönüş yaptı ve savaşan halk gerçekliği ile yarım asırlık bir serhildan halkı haline geldi. Rêber Apo’nun özgürlük yürüyüşü yurtsever halkımız tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı, serhildanlarla selamlandı ve Apocu ideoloji ile bütünleşen Kürt halkı milyonlar olup mücadeleye aktı. PKK’nin zafer çizgisinde yürüyen halkımız, yeni bir direniş çizgisi geliştirerek büyük bir mücadele geleneği yarattı. Halkımızın özgür ve onurlu bir gelecek sahibi olması için mücadele saflarında direniş bayrağını dalgalandıran Kürt halkının yiğit evlatları en zor koşullarda ve zamanlarda kanları pahasına görkemli destanlar yazdı.
Kurdistan’ın her karışına yayılarak yükselen ve haklaşan mücadelemiz karşısında tutunamayan sömürgeciler halkımıza karşı eşi görülmemiş baskı ve zulüm uyguladı. Bütün insanlık dışı saldırılara rağmen gerillayla bütünleşen halkımız özgür gelecek ve onurlu yaşamda ısrar ederek, Rêber Apo’nun ideolojisi ışığında yürümeyi esas aldı. Gerilla direnişi ve serhildanların zirveye taşındığı 90’lı yıllarda sömürgeci Türk devleti ihanet ve işbirlikçiliği geliştirerek; halkımız ile onun bağrında çıkan Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı karşı karşıya getirmek istedi. Direnişle yoğrulan ve PKK’lileşen yurtsever halkımız, işgalcilerin bu kirli siyasetine boyun eğmedi ve gerillayı daha fazla sahiplenerek sömürgecilerin planlarını boşa çıkardı. Dayatılan koruculuk sistemini kabul etmeyen halkımız zulme uğradı, işkence gördü, göç ettirildi ve binlerce yerleşim yeri zorla boşaltıldı.
Erdal yoldaşımız, işgalci Türk devletinin saldırılarına boyun eğmeyen ve kadim Botan topraklarının direniş merkezi Şirnex’ten Mersin’e göç ettirilen yurtsever bir ailemizde dünyaya geldi. Onuruyla yaşamak isteyen her Kürt gibi düşmanın gerçek ve kirli yüzünü çocukluk yaşlarından itibaren tanımaya başladı. Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına birçok katılımı olan yurtsever Harunî aşiretinden olan Erdal yoldaşımız, kutsal Kurdistan topraklarından uzakta büyümesine rağmen değerli ailesinden ve yurtsever çevresinden Kürt kültürünün güçlü özelliklerini aldı. Yüreğinde yanan Kurdistan sevgisi ve ülke hasreti her zaman diri olan yoldaşımız, yürütülen tarihi gerilla direnişini ve partimiz PKK’yi erkenden tanıma şansına erişti. Direngen ve mücadeleci kişiliği onu her zaman arayış içinde tutarak, Erdal yoldaşımızı Rêber Apo’nun felsefesi ile tanıştırdı. Kendi öz kimliği, tarihi ve kültürüyle ülkesi Kurdistan’da özgürce yaşamak isteyen halkımıza karşı her yerde gerçekleşen baskılar ve saldırılar Erdal yoldaşımızı mücadeleye daha fazla yakınlaştırdı. Onurlu bir Kürt genci olarak üzerine düşen sorumluluğun farkında olan yoldaşımız, mücadeleye aktif katılımda tereddüt etmeyerek ve gençlik çalışmalarına dahil olarak mücadele yaşantısına başladı. Militan kişiliğiyle bulunduğu her ortamda öne çıkan yoldaşımız, Kürt gençlerini asimilasyon, inkâr ve imha saldırıları karşısında bilinçlendirmek için büyük bir emek vererek Kürt gençlerine öncülük yaptı. Yürüttüğü çalışmalar sırasında Rêber Apo’yu ve PKK direnişini daha yakından tanımaya başlayan yoldaşımız, mücadele temposunu sürekli yükseltti. 90’lı yıllarda şehadete ulaşan amcası Şehîd Şahin Cansel (Ahmet Oğuz) yoldaşımızın mücadele anısı Erdal yoldaşımız üzerinde büyük bir etki yarattı. Şehitler partisi olan partimiz PKK’nin üzerinde kurulduğu kutsal özle buluşarak mücadeleye ilk adımını atan Erdal yoldaşımız, devrimci mücadelesi boyunca tereddütsüz devrimci yaşamın sahibi oldu.
2013 yılında gerilla saflarına katılan yoldaşımız, büyük bir aşk ve heyecanla gerilla yaşamına dahil oldu. Sistemin kirli yaşamını reddeden Erdal yoldaşımız, Kurdistan dağlarında Apocu ideoloji ile örülen özgür yaşamın güçlü bir halkası oldu. Temel gerillacılık eğitimlerini başarıyla tamamlayan yoldaşımız, ilk pratiğini yürüterek, kısa sürede yetkin bir gerillaya dönüştü. Heyecanı ve güçlü katılımıyla karşılaştığı bütün zorlukları aşan, yoldaşlarına güç ve moral kaynağı olan duruşuyla öncü bir militan olan Erdal yoldaşımızın temel yoğunlaşması her zaman Rêber Apo’nun özgür yaşam felsefesi oldu. Rêber Apo’yu daha iyi anlamak ve yaşamsallaştırmak için yaşamın her anını fedaice bir katılım üzerine inşa eden Erdal yoldaşımız, hızla öğrenen ve öğrendiklerini yoldaşlarıyla paylaşarak zenginleştiren özelliğiyle tanındı.
PKK’nin kutsal yaşamını yaratan ölümsüz şehitlerimizin mücadele bayrağını devralarak Zîlanca militanlığı şahsında somutlaştırmak için her zaman büyük bir emek veren Erdal yoldaşımız, fedailer çizgisinde yürüyen bir fedai oldu. Yaşamda fedaileşerek PKK’nin özüne ve fedailik ruhuna ulaşacağının bilincinde olan Erdal yoldaşımız, sistemin yarattığı bütün olumsuzluklardan bir bir kurtularak Apocu yaşam ateşiyle kendisini yeniden yarattı. Erdal yoldaşımız, mücadele yoluna ilk çıkanların inançla attıkları adımları kararlıca takip etti. Ateşle sınandı ve bir çelik gibi bilendi. Ölümsüz komutanımız Şehîd Egîd Civyan’nın ifadesiyle: ‘’Kurmuştu ülkesini beyninde, yüreğinde. Çünkü biliyordu ki bir ülke toprak üzerinde değil, beyinde kurulur önce. Yol uzun ve uçurumlu olsa da aşılıyordu bir bir engeller ve badireler. Düşen her bir beden yolu aydınlatan ışık oldu, dayanak oldu bizi öne atan.’’ Ve Erdal yoldaşımız şehitlerimizin aydınlattığı zorlu yollarda adım adım değil koşarak ilerledi. Şahinleşerek halkımızın acılarına cevap oldu, Zîlanlaşarak düşmanı kalbinden vurdu, Rêber Apo’nun etrafında örülen kırılmaz çemberin en seçkin ve en parlak ışınlarından oldu. Önderliğimize, halkımıza ve Kurdistan Özgürlük Gerillası’na karşı işlenen hiçbir suçun asla cevapsız kalmayacağının en büyük mesajı ve bunu taşıyan elçisi oldu.
Erdal yoldaşımız, Amed Zindanları’nda Mazlumlar’ın yaktığı, Egîdler’in Kurdistan dağlarına taşıdığı, Berîtan ve Zîlanları’ın gürleştirdiği, Andok, Êrîş, Sara ve Rûkenler’in layıkıyla ardılı oldukları yenilmez özgürlük ateşini kalbinde taşıyarak eylemiyle yaşamsallatırdı. Ölümsüzler arasına ismini nakşeden Erdal yoldaşımız, ülkemizin semalarında ve direnişle çarpan her Kürt gencinin kalbinde sarsılmaz bir yer edinerek, nasıl yaşamalı ve nasıl savaşmalı sorularını biz yoldaşları için cevapladı ve bize zaferi emretti. Erdal yoldaşımızın zafer talimatı biz geride kalan yoldaşları tarafından tereddütsüz bir şekilde takip edilecek ve ezilen halkımızın özgürlüğü ne pahasına olursa olsun mutlaka sağlanacaktır.
3 Ekim 2023
HALK SAVUNMA MERKEZİ KARARGAH KOMUTANLIĞI
Özgürlük mücadelemizin önemli merkezlerinden olan Wan, tarihten günümüze kadar her zaman direnişçi özelliği ile öne çıktı.
Partimiz PKK öncülüğünde gelişen Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin ilk mayalandığı alanların başında Rojavayê Kurdistan gelmektedir.

Basına ve Kamuoyuna!
1 Ağustos 2023 günü Zap’a bağlı Kurojahro Direniş Alanı’nda işgalci Türk ordusu ile yaşanan çatışma ve ardından yaşanan bombardımanda Mahir ve Egîd yoldaşlarımız şehadete ulaştı.
Özgürlük mücadelemizin karakterini belirleyen direniş çizgisinden bir an bile geri adım atmadan fedaice savaşarak Apocu militanlığın gereğini layıkıyla yerine getiren Mahir ve Egîd yoldaşlarımız bu duruşlarıyla tarihimizdeki onurlu yerini aldı. İşgalci Türk ordusuna, halkımıza karşı yaptığı suçların hesabını sormak için her anlarını düşmana vuracakları darbelerin yoğunlaşması ile geçiren Mahir ve Egîd yoldaşlarımız yeni dönem gerillacılığının öncü militanları olmayı başardı.
Mahir ve Egîd yoldaşlarımız gibi kahramanları halkımızın özgürlük mücadelesine kazandıran başta değerli aileleri olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, şehitlerimizin intikamını alacağımızın sözünü yineliyoruz.
Şehadete ulaşan yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Kod Adı: Mahir Başkale |
Mahir Başkale – Deniz Ersu
|
Kod Adı: Egîd Serdar |
Egîd Serdar – Diyar Mardînî
Özgürlük mücadelemizin önemli merkezlerinden olan Wan, tarihten günümüze kadar her zaman direnişçi özelliği ile öne çıktı. Bundan dolayı halkımıza karşı gerçekleşen düşman saldırılarına her zaman gerekli cevabı vererek duruşunu ortaya koydu. Soykırımcı Türk devletinin özel olarak yöneldiği; asimilasyon ve soykırım siyasetini incelikli bir şekilde sürdürmeye çalıştığı Wan alanı köklü kültürü sayesinde düşmanın bu politikalarını boşa çıkarmayı başardı. Aynı zamanda 1990’lı yıllarda soykırımcı Türk devletinin baskı, işkence ve katliamları sonucu köylerinden göç etmek zorunda kalan binlerce insanımıza ev sahipliği yaparak, yurtseverlik görevini yerine getirdi. Yine düşman baskılarının en yoğun olduğu dönemlerde bile yediden yetmişe serhildana kalkarak Önderliğimize ve Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne sahip çıkarak öncülük görevini layıkıyla yerine getirdi. İşgalci Türk devletine karşı ancak gerilla mücadelesi ile zafere ulaşılabileceğine ve özgürlüklerini kazanabileceğine inanan Wan halkımız, gerilla mücadelesini büyütmek için hiçbir fedakarlıktan çekinmedi. Yeri geldiğinde en değerli evlatlarını direniş saflarına göndererek, mücadelemizin zafer çizgisinde devam etmesinde rol sahibi oldu. Özgürlük uğruna bedel ödemekten çekinmeyen Wan halkımız, yaşanan yoğun savaş sürecinde şehadete ulaşan evlatlarını on binlerle sahiplenerek yüreğine gömmüş ve her şehadeti daha fazla mücadele gerekçesi haline getirerek direnişini büyütmeyi esas aldı.
Böylesi köklü bir yurtseverlik kültürünün hakim olduğu Wan’ın Elbak ilçesinde Kürt kültürünün en sade ve derinlikli yaşandığı bir ailede doğan Mahir yoldaşımız, daha küçük yaşlardan itibaren bu gerçeklikle kişiliğini şekillendirdi. Yaşadığı Elbak alanının gerillanın etkin mücadele alanı olmasından kaynaklı daha küçük yaşlardan itibaren Kurdistan Özgürlük Gerillası’nı tanıma imkanı buldu. Gerillanın verdiği mücadelenin, yaptığı fedakarlıkların farkında olan Mahir yoldaşımız; halkımızın hayırlı bir evladı olabilmenin gerilla saflarına katılmaktan geçtiğini küçük yaşlarda kavradı. Bu nedenle bir gün elde silah ülkemizin asi dağlarında gerilla olabilmenin hayalini kurdu. Böylesi kutsal duygularla büyüyen Mahir yoldaşımız, bu süreçte düşman gerçekliğini de tanıma imkanı buldu. Soykırımcı Türk devletinin temel amacının halkımızın yokluğu üzerinden kendisini var etmek olduğunu bilince çıkararak, sürekli bir mücadelenin sahibi olması gerektiğini düşündü. Bu temelde düşmanın Hareketimizi tasfiye etmek amacıyla kullanmaya çalıştığı diyalog sürecinde düşmanın samimi olmadığını gören yoldaşımız, sürecin sonunda yoğun bir savaşın olacağını öngörerek gerilla saflarına katılma kararı aldı. Bu temelde 2013 yılında iki akrabası ile birlikte yüzünü Kurdistan dağlarına dönerek çocukluk hayalini gerçekleştirdi.
Bir süre Bakurê Kurdistan’daki gerilla alanlarında kalan Mahir yoldaşımız daha sonra temel gerillacılık eğitimlerini almak için Medya Savunma Alanları’na geçti. Zap alanında yeni savaşçı eğitimi alan yoldaşımız gerillacılığa dair ilk bilgilerini burada edindi. Aldığı eğitimlerle gerilla ve dağ yaşamına hemen uyum sağlayan Mahir yoldaşımız, büyük bir istek ve heyecanla pratik çalışmalara yöneldi. Zorlu şartların yoldaşlık ilişkilerini daha da sağlamlaştırdığını fark eden yoldaşımız, yüreğini tüm yoldaşlarına açtı. Samimi kişiliği, dürüst ve özlü katılımı ile kısa sürede tüm yoldaşlarının saygısını kazanan yoldaşımız, mücadelesini daha da büyüterek, yoldaşlarına layık olmaya çalıştı. Zap’ın birçok alanında gerillacılık yapan Mahir yoldaşımız adeta geçmedik patika, zirvesine çıkmadığı dağ silsilesi bırakmadı. Ertûş, Cîloya Biçûk, Şehîd Rustem, Geliyê Zap, Çiyayê Reş ve daha birçok alanda gerillacılık yapan Mahir yoldaşımız; birbirinden farklı çalışmalarda yer alarak çok yönlü bir gerilla oldu. Yer aldığı her çalışmada başarıyı esas alan yoldaşımız küçük, büyük demeden yüksek bir tempoda ve büyük fedakarlıklar yaparak çalışmalarını tamamlamayı esas aldı. Altyapı çalışmalarından direniş kalelerine dönüşen tünellerin yapımına kadar birçok kritik çalışmada yer alan yoldaşımız, büyük bir ciddiyet ve disiplinle çalışarak yoldaşlarına örnek oldu. Yoldaşlarıyla birlikte emek verdiği bu çalışmalarda, kutsal PKK yaşamının temellerinden olan yoldaşlık ilişkilerine sarsılmaz bir biçimde bağlanan Mahir yoldaşımız, salt duygusal bağlılığın Apocu militanlık için yeterli olmadığı sonucuna vardı. Bundan dolayı kendisini ideolojik olarak da geliştirmesi gerektiğini düşündü. Bu temelde ideolojik eğitimlerine daha çok ağırlık verdi. Önderlik felsefesini anladıkça, kişiliğine yediren ve hemen pratiğe geçiren yoldaşımız, kısa sürede bulunduğu alanda yetkin bir militan olmayı başardı. Gerçekleşen düşman saldırılarına karşı bulunduğu her alanda en önde karşılık veren yoldaşımız, Zap alanında gelişen birçok eyleme de katılarak düşmandan halkımıza yaptığı katliamların hesabını sordu. Yoğun bir savaş pratiğinin içinde kalan Mahir yoldaşımız; 2016 yılında bir kez, 2017 yılında iki kez, 2018 yılında bir kez ve 2019 yılında da bir kez başından ağır bir şekilde yaralandı. Fakat bu yaralanmaları birer gururu abidesi olarak ele alan Mahir yoldaşımız, hiçbir şekilde yılgınlığa düşmeden mücadelesini daha da büyütmenin çabasında oldu.
İşgalci Türk devletine karşı zafer kazanmanın Bakurê Kurdistan’da mücadeleyi büyütmekten geçtiğine inanan Mahir yoldaşımız, Bakur’da mücadele yürütme önerisinde bulundu. Bu amaçla kendisini Apocu ideoloji, askeri tarz ve taktik konularında eğitmek ve geliştirmek için Şehîd İbrahim Akademisi’nde eğitime dahil oldu. Eğitim sürecinde kendisini bütünlüklü bir şekilde çözümleme imkanı bulan Mahir yoldaşımız, eksik ve zayıf yanlarını hızlıca güçlendirerek kendisini yoğun bir mücadele süreci için hazırladı. Daha önceden eksik kaldığı, görevini tam olarak yerine getiremediği pratiklerin özeleştirisini vererek daha coşkulu ve iddialı bir çıkış yakaladı. Bu özelliği ile Apocu militanlığın esasını yaşamayı başaran Mahir yoldaşımız, eğitimini bitirdikten sonra örgütümüzün uygun görmesi ile yüksek güvenirlik ve nefs terbiyesi gerektiren bir çalışmaya geçti. Fakat yakın akrabası, değerli komutanımız Dilgeş Agir (Taner Kaya) yoldaşımızın şehadetinden yaşadığı etkilenme ile tekrardan daha önce büyük emekler verdiği Zap alanına geçti. Burada düşmanın geliştirmeye çalıştığı işgal saldırılarına karşı fedailik çizgisinde bir mücadelenin sahibi oldu. Hareketli gerilla timlerinin içinde yer alan Mahir yoldaşımız, cesareti ve çalışkanlığı ile bulunduğu her yerde öncü bir militan olmayı başardı. Gözünü zafere diken Mahir yoldaşımız, bunun için hiçbir fedakarlıktan geri durmadı. Ancak fedailik çizgisinde bir mücadele ile zafere ulaşılabileceğine inanan Mahir yoldaşımız, Zap alanında düşmana ağır darbelerin vurulduğu birçok eylemde yer alarak inancına denk bir pratiğin sahibi oldu.
Mütevazı, olgun ve sade bir Apocu militan olan Mahir yoldaşımız, 1 Ağustos 2023 günü Zap alanında gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşarak ölümsüzler kervanına katıldı. Mahir yoldaşımızın ardılları olarak, O’nun şahsında tüm şehitlerimizin hayallerini gerçekleştireceğimizin ve anılarını özgür bir Kurdistan’da yaşatacağımızın sözünü yineliyoruz.
Partimiz PKK öncülüğünde gelişen Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin ilk mayalandığı alanların başında Rojavayê Kurdistan gelmektedir. Rêber Apo’nun bu alana geçişi ile Rojava halkımız kapısını ve yüreğini Hareketimiz için açarak, büyük bir inançla mücadeleye katıldı. Soykırımcı Türk devletinin en ağır saldırılarının geliştiği bir süreçte Rojava halkımızın mücadelemizi sahiplenmesi, Hareketimiz için adeta nefes borusu oldu. Mücadele için şehitlere bağlılık ve inançtan başka herhangi bir imkanın olmadığı bir süreçte PKK militanlarının dervişane yaşamlarından etkilenen Rojava halkımız akın akın mücadele saflarına katılarak, Apocu Hareketi büyüttü. Bu süreçte Rêber Apo ve partimiz PKK ile tanışma imkanı bulan ve Önderlik eğitiminden geçen halkımız daha sonra gerçekleşen Rojava Özgürlük Devrimi’nin öncülüğünü yaparak, 50 yıllık mücadelemizi zafere doğru bir adım daha yaklaştırdı. Böylesi bir halk gerçekliğinin hakim olduğu Rojava’nın Hesekê kentinde yurtsever bir ailede doğan Egîd yoldaşımız da bu direniş geleneği ile büyüdü. Rojava Özgürlük Devrimi’nin her aşamasına şahitlik eden yoldaşımız; savaş sürecinde yaşanan kahramanlıkları, halkımızın yaptığı büyük fedakarlıkları ve devrimi korumadaki ısrarını bir bir zihnine kazıdı. Rojava halkımızın bu yiğit duruşuna layık bir evlat olabilmek için erkenden devrim saflarına katılarak görev ve sorumluluklarını yerine getirmek isteyen Egîd yoldaşımız, yaşının küçük olmasından dolayı bu istemini gerçekleştiremedi. Fakat mücadeleye dair yoğunlaşmalarını sürdüren yoldaşımız, işgalci Türk devletinin Girê Sipî ve Serêkaniyê alanlarını işgal etmesinden sonra büyük bir intikam hırsıyla gerilla saflarına katılma kararı aldı. İşgalci Türk devletine karşı ancak gerilla mücadelesinin büyütülmesi ile sonuç alınabileceğine inanan yoldaşımız bu amacını gerçekleştirmek için yüzünü Kurdistan dağlarına döndü.
Gerilla ve dağ yaşamına adapte olabilmek için ilk olarak bir eğitim devresine katılan Egîd yoldaşımız, aldığı eğitimlerle gerilla yaşamına çabuk uyum sağladı. Büyük bir mücadele azmi olan yoldaşımız hiçbir fiziki koşulu kendisi için engel yapmayarak hesapsız bir katılımın sahibi oldu. PKK’nin kutsal yoldaşlık ilişkilerine verdiği değerle bilinen Egîd yoldaşımız, samimi ve doğal kişiliği ile tüm yoldaşlarının sevgisini kazanmayı bildi. Aldığı ideolojik eğitimlerle halk gerçekliğimizi tanıma imkanı bulan Egîd yoldaşımız, bu gerçeklik içinde kendisini de keşfederek kişiliğinde önemli dönüşümler yapmayı başardı. Özüne ait olmayan, kapitalist modernitenin dayatmaları ile oluşan özellikleri bilince çıkararak, Demokratik Modernite’nin özgür kişiliğine ulaşmak için yoğun çaba sahibi oldu. Aynı zamanda başta Medya Savunma Alanları olmak üzere tüm Kurdistan’da yaşanan savaş gerçekliğine cevap olabilmek için kendisini yeni dönem gerilla tarzında eğitmeyi esas aldı. Özellikle tünel ve hareketli tim savaş tarzlarında yetkinleşen yoldaşımız öğrendiklerini pratikte uygulayabilmek için yoğun bir ısrarın sahibi oldu. Zap alanında yaşanan kahramanlıkları tüm hücrelerine kadar hisseden yoldaşımız, buradaki yoldaşlarıyla aynı direniş mevzilerinde yer almak için yoğun bir ısrar içinde oldu. Israrında başarılı olduktan sonra Zap alanına geçen Egîd yoldaşımız burada hareketli gerilla birliklerine dahil oldu. Yeni dönem gerilla taktiğiyle düşmanın yenilgiye uğratılabileceğine inanan Egîd yoldaşımız, yer aldığı hareketli timde coşkulu ve moralli katılımı ile öncü bir militan oldu. Emekçi yönü ön planda olan yoldaşımız, yoldaşlarına verdiği değer nedeniyle en zor çalışmalara kendisini önerdi. Düşman saldırılarına karşı her zaman en önde olmayı kendisine ilke edinen yoldaşımız, aynı zamanda düşmana karşı Zap’ın birçok alanında gerçekleştirilen eylemlerde de hep en önde oldu. Her anını şehit yoldaşlarının intikamını almak için yoğunlaşarak geçiren, bu temelde sürekli yeni eylem planlamaları yapan Egîd yoldaşımız genç bir komutan adayı olarak, üstlendiği tüm sorumlulukları büyük bir ciddiyet ve disiplinle yerine getirdi. Bu özellikleri sayesinde yoldaşlarına güven veren yoldaşımız, birlikte çalışma yürüttüğü yoldaşlarının saygı ve sevgisini de kazanarak hep aranan bir militan oldu. Yoldaşlarının bu sevgisine layık olmanın, mücadelesini istikrarlı bir şekilde büyütmekten geçtiğinin bilincinde olan Egîd yoldaşımız, bu temelde daha bilinçli bir katılım sergileyerek cevap oldu.
Düşmanın 1 Ağustos 2023 günü gerçekleştirdiği saldırılarda Mahir yoldaşımızla birlikte şehadete ulaşan Egîd yoldaşımız Zap alanında bulunduğu süreçte dürüst yoldaşlığı, kaygısız katılımı ve özlü kişiliği ile tüm yoldaşlarına güç ve moral kaynağı oldu. Yoldaşları olarak Egîd yoldaşımızın özgürlük hayallerini mutlaka gerçekleştireceğimizin sözünü veriyoruz.
30 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi

Basına ve Kamuoyuna!
İşgalci Türk devletine karşı sürdürülen savaşın en çetin yaşandığı yıllardan biri de 2018’di. Soykırımcı sömürgeci Türk devleti halkımızın özgürlük istemlerini bastırmak ve Hareketimizi tasfiye etmek için tüm imkanlarını seferber ederek sonuç almak istedi. Buna karşı Kurdistan Özgürlük Gerillası da Bakurê Kurdistan’dan Türkiye metropollerine kadar her yeri direniş alanına çevirerek cevap verdi. Fedailik çizgisinde yürütülen bu direnişte işgalci Türk ordusuna ağır darbeler vuruldu ve Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın yenilmezliği bir kez daha düşmana gösterildi.
Antalya alanında görevi başında bulunan Welat Asê yoldaşımız da bu direniş geleneğinin öncü bir militanı olarak üstlendiği görev ve sorumlulukları başarı ile yerine getirdi. Düşmanla yaşanan çatışmada kahramanca direnerek şehadete ulaşan yoldaşımız Apocu fedailiğin örnek militanlarından biri olarak özgürlük tarihimizdeki yerini aldı.
Welat Asê yoldaşımızın başta değerli ailesi olmak üzere tüm yurtsever Kurdistan halkımıza başsağlığı diliyor, Welat yoldaşımız şahsında tüm özgürlük şehitlerimizin “Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan” yürüyüşünü zafere ulaştıracağımızın sözünü yineliyoruz.
Welat Asê yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:
|
Kod Adı: Welat Asê |
Welat Asê – Mazlum Balıkçı
Sömürgecilerin insanlık dışı saldırılarına rağmen köleliği kabul etmeyen ve her koşul altında direnen halkımız, Rêber Apo’nun öncülüğünde büyüyen partimiz PKK’yle birlikte mücadele çizgisini zirveye taşıdı. Bağrında yetiştirdiği binlerce evladını direniş saflarına gönderen Serhed halkımız, Partimizle hızla bütünleşerek geliştirdiği serhildanlarla da gerilla direnişini sahiplendi. Mücadelemizin erken dönemde halklaştığı Mûş kentimiz de direnişin kültür haline geldiği merkezlerimizden oldu.
Mûş, Kop’ta dünyaya gelen Welat yoldaşımız da PKK’nin yarattığı çağdaş direniş kültürünün etkili olduğu yurtsever bir ailemizde dünyaya gözlerini açtı. Yakın çevresinden Kurdistan Özgürlük Mücadelesi saflarına katılımların olması, Welat yoldaşımızın erkenden mücadelemizi tanımasını beraberinde getirdi. Sömürgeci Türk devleti tarafından özel savaş ve asimilasyon merkezleri olarak kullanılan YİBO’larda bir dönem eğitim gören yoldaşımız, burada düşmanın kirli politikalarını bizzat görme imkanı buldu. Kürt gençlerini direniş kültüründen kopararak kimliksizleştirmeyi esas alan sömürgeci Türk devletinin saldırılarına karşı sessiz kalmayan yoldaşımız, mücadele saflarına katılma kararı aldı.
Gerilla saflarına katılarak halkımızın özgür bir gelecek sahibi olması için mücadeleyi seçen Welat yoldaşımız, çocukluk hayali olan kutsal gerilla yaşamıyla bütünleşmede zorluk yaşamadı. Keskin zekası ve emekçi kişiliğiyle öne çıkan Welat yoldaşımız, sistemin yarattığı olumsuzluklardan kendisini arındırmak için yoğun bir çaba sahibi oldu. Temel gerillacılık eğitimlerini başarıyla tamamlayan Welat yoldaşımız, gittiği her alanda aldığı bütün görevleri büyük bir başarıyla yerine getirdi. Gerillacılık taktiklerinde uzmanlaşan ve pratiğe yaratıcı bir tarzda aktaran yoldaşımız, devrimci yaşamının her anını mücadeleye adadı. Rêber Apo’nun özgürlük ideolojisinde derinleşmeyi esas alan Welat yoldaşımızın öğrenme isteği ve yaşama coşkulu katılımı bütün yoldaşları için örnek oldu. Şehitlerimizin mirası olan PKK’nin kutsal yoldaşlık bağlarının yarattığı değerleri korumak ve yükseltmek için her zaman çaba sahibi oldu. Emeğiyle ulaştığı ideolojik derinliği askeri alandaki yetkinliğiyle birleştiren yoldaşımız, Demokratik Modernite Gerillacılığı’nı şahsında somutlaştırdı. Zîlan çizgisinde bir katılımı olan Welat yoldaşımız, mücadelemizin zafere ulaşması için fedaice bir yürüyüşün sahibi oldu. Bütün yoldaşlarına en zor süreçlerde moral ve güç kaynağı olmayı başaran yoldaşımız emekçi ve gelişime açık kişiliğiyle büyük bir komutan adayı oldu. İşgalcilere karşı büyük bir öfke sahibi olan Welat yoldaşımız, gelişen düşman saldırılarına karşı büyük bir fedakarlıkla mücadele ederek, savaşın en yoğun yaşandığı alanlardaki cesur katılımı ile örnek bir militan oldu. Aldığı bütün görev ve sorumlulukları büyük bir emek ve titizlikle yerine getirmeyi başaran Welat yoldaşımız, emsalsiz bir emekle yoğrulmuş bir yaşamın sahibi oldu. Sömürgecilerin kendilerini en güvenli hissettikleri alanlarda onlara büyük darbeler vurmayı esas alan yoldaşımız, Amanos alanına geçmiş ve yoldaşlarıyla birlikte tarihi bir direniş ortaya koydu. Direniş cephesindeki üstün performansıyla, düşmana ağır darbelerin vurulduğu birçok eylemde aktif bir şekilde yer alarak Apocu militan tarzıyla fedaice savaştı. 28 Eylül 2018 günü Antalya kırsalında gerçekleşen düşman saldırısı karşısında fedai bir tarzla savaşan Welat yoldaşımız son nefesine kadar Zîlan çizgisinde yürümeyi esas aldı.
Mücadele yaşamı boyunca şehitlerimizin yarattığı kutsal değerleri zafere taşımak için durup dinlenmeden emek veren fedai Welat yoldaşımız her zaman önümüzü aydınlatacak ve ardından bıraktığı mücadele mirası mutlaka zaferle taçlandırılacaktır.
28 Eylül 2023
HPG Basın İrtibat Merkezi





