Bir sevdadır direnmek
Bir aşktır mücadele etmek
Bir tutkudur amacına hedeflenmek
Bitmeyen bir sevgidir zafere ulaşmak
Kışla baharı birbirine bağlayan o yumuşak geçiş, ince pastel çizgi Zap ırmağında nasıl da keskin biçimde belirginleşiyor. Önce kükürt kokulu yeşile çalan rengiyle, önüne kattıkları ve uğultusuyla birdenbire yoğun ve koyu: demlenip soğumuş çay renginde akıyor, akıyor.
Zağroslarda ‘terbiyeli bir kış’ın orta yerindeyiz. Hala alışamadım beni şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükleyen tanımlamalarına. Her şeyi terbiye ile ifade ediyorlar kendilerini terbiye ederken. Mesela, kar yağmazsa ‘terbiyesiz’ diyorlar o kışa. Çok yağıp her şeyi silercesine kaplarsa her yeri, ona da ‘terbiyesiz’ diyorlar.
Yüksek kayalıklar düşünelim. Kayalıklarla bağları havanın durumuna bağlı buz kütleleri hayal edelim. Buz olmak mı, eriyip toprağa karışmak mı dediğimizde buz kendi varlığını savunacaktır. Daha da soğutacaktır havayı. Bu onu güçten düşürecek, belki bitişinin başlangıcı olacaktır havanın bitmeyen akışı karşısında.
Eriş yoldaş, Rojhilat Kürdistan’ın Mahabad şehrindendir. Orta sınıf, devlet görevlisi, varlıklı bir ailede yetişir. Bir döneme kadar Mahabad gibi bir kentte devlet görevlisi olmanın çok da yadırganacak bir durum olmadığı belirtilebilirdi. Olağan süreçlerde, katı bir inkâr işlemiyorsa kimi şeyler gerçekten de biçimden öteye geçmez.
Rojhılat Kürdistan’ın Urmiye kenti yurtseverliği ve direnişçi kimliği ile bilinir. Bahoz Bahar (Aram Xelili) bu kentin havasını soluyarak büyüyen ve PKK mücadelesine akın eden gençlerden birisidir. Yedi çocuklu bir ailede büyür. Babasını yitirse de ekonomik durumlarının iyi olması nedeniyle bu anlamda çok büyük bir güçlük yaşamaz.
Saklı umutlar, saklı kalınmış yiğit yüreklerin temelidir. Onlarla büyür onlarla güzelleşir yaşamın anlamı. Ve onlardadır aranan gizem. Tüm güzel duygular adına savaşırlar onlar…Yaşamla beraber akıp giden zamana takıldı yitip giden gülüşler. Özlenen gülüşler… Değişen gidenler, değişen gülüşler ama bir türlü değişmeyen şu zamanın inadı.
Uzun uzadıya geçen
Bir zaman diliminin
Kıyısına köşesine sığınmaktayım
İstediğim sadece küçücük bir an
Küçücük…
İro ez li warê wî yê ku bi sala lê şerê azadiyê dayî, Botanê me. Jibo bîranîna vî fermandarê min ê mêrxas, bi çend gotinan be jî, ez dixwazim wî bi bîrbînim. Bi rastî jî anîna ziman a rastiya vî fermandarê mezin, zehmete û barekî giran e.Jiber ku ez çiqas bînim ziman, ewê kêm û nebesbe.








